Beni tanıyanlar bilir. Etimolojiye oldum olası merakım vardır. Kelimelerin kökenlerini öğrenmek, nasıl evrildiklerini görmek bana nereden geldiğimizi, hayatta her şeyin değişebileceğini anlatıyor. Bence kelimeler, aslında insanlığın hafızasıdır. O yüzden zaman buldukça bu konuda kitapar okuyorum.Bugün elimde yeni bir kitap var: "Kelimelerin Dünyasında Gezintiler."
Bugün biraz “tuz”dan, biraz da “despot” ve “diktatör” kelimelerinden bahsedeceğim. İlk bakışta alakasız gibi duruyor ama inan bana, bir tuz nelere kadir, şaşıracaksınız. :)
Avrupa dillerinde tuz kelimesi neredeyse aynıymış: İngilizce salt, İtalyanca sale, Almanca Salz. Hepsi Latince sal’a dayanıyormuş. Daha da kökene inildiğinde, Hind-Avrupa dil ailesindeki sal kelimesinden geldiği söyleniyor.
Türkçe “tuz” ise Kâşgarlı Mahmud’un sözlüğünde geçiyormuş. Yani en az bin yıldır biz bu kelimeyi aynı şekilde kullanıyormuşuz.
Ama iş bununla kalmıyor. Tuzun bilimsel dille buluştuğu bir yer daha varmış: Yunanca "hal". Buradan “halojen” kelimesi türemiş; yani madenlerle birleştiğinde tuz oluşturan elementler. Kimyaya bile tuz düşmüş!
devamını oku>>