Yıllar önce paylaştığım bir yazıyla bağlantılı bir haber karşıma çıktı geçenlerde. Van Gölü'ndeki İnci Kefali Festivali ile ilgiliydi. Haberi görünce merak edip eski yazıyı açtım. Sonra da Mustafa hocamın TEDx konuşmasını yeniden izledim.Aradan geçen zamana rağmen aynı etkiyi bıraktı bende.
Şu ana kadar izlediğim en iyi TEDx konuşmalarından biri olabilir. Sadece anlattığı konu nedeniyle değil, anlatış biçimi nedeniyle de. Çünkü bazen bir insanın ne anlattığından çok, neye gerçekten inandığını hissediyorsunuz. Mustafa hocamda tam olarak o duygu geçiyor insana.
İnci kefallerinin göç yolculuğu başlı başına etkileyici zaten. Her yıl akıntının tersine yüzerek üreme alanlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Ama konuşmada asıl dikkatimi çeken şey balıklar değil, onlar için verilen mücadeleydi. Yıllarca süren uğraşlar, bürokrasi, umursamazlık, eleştiriler, başarısızlıklar...
Ve buna rağmen vazgeçmemek.
Sanırım beni en çok etkileyen kısım da bu oldu. Çünkü çoğu insan bir fikre, bir projeye ya da bir ideale ilk engelde değilse bile üçüncü veya beşinci engelde veda ediyor. Bir süre sonra yoruluyor, başka şeylere yöneliyor ya da "boşver" diyor.
Başarı dediğimiz şeyin içinde çoğunlukla pes etmeme ve dayanıklılık. Bazen kazanmanın sırrı daha iyi olmak değil, pes etmemek..
Yazıyı Mustafa hocanın konuşmasının sonunda okuduğu Tevfik Fikret şiiri ile bitirmek istiyorum..
Koşan elbet varır
Düşen kalkar
Kara taşdan su damla damla akar
Birikir sonunda bir gümüş göl olur
Arayan hakkı en sonunda bulur.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder