şansını mı denemek istiyorsun? öyleyse, rastgele bir yazıyı okumaya ne dersin?

IT Dünyası Çalışma Şartları

Bu hafta için ne yazmalıyı mı düşünürken birden bir aydınlanma yaşadım. İlahi bir el odamın ışığını açmış hadi yemek hazır diyordu. Bir yandan da ne kadar çok çalışıyorsun yanımıza geldin iki dakika oturamadık gibi serzenişler. Anne yüreği işte yedisinde de yetmişinde de çocuğuz onlar için.


Yemek sonrası bünye ye giren karbonhidrattan mıdır bilinmez bu çalışma koşulları altında IT çalışanlarının hayat şartlarının giderek kötüleştiği fikri oluştu. Sonra google amcaya sordum Ey! google söyle bakalım bilişim dünyası bu aralar hangi rahatsızlıklardan muzdarip.
Aslın da bilindik boyun, omurilik, eklem, üçlüsü dışın da yeni bir şey pek beklemiyordum. Ama varmış adı da  Burnout Sendromu (Tükenmişlik Sendromu) imiş.

Yapılan her iş gibi keyif aldığınız da bilişim ve teknoloji işleri de gerçekten eğlencelidir. Birçok işten ayrıldığımız temel noktalar ise 7*24 çalışma saatleri ve sürekli takip etmeniz gereken teknolojik yenilikler.

IT dünyası dışarıdan biri için çok cezp edici olabilir. Ama aslında çok fazla eforun sarf edildiği, işleri yetiştirmek için kendine ait zamanından fazlasıyla feragat edildiği, aile ve özel yaşam ayrımlarının tam olarak yapılamadığı bir sektör.

İşleri yetiştirmek için hafta sonu çalışmak zorunda olan kişilerin, ailelerini hafta sonu görmediklerini ve bu yüzden de büyük bir hayal kırıklıkları yaşamaları (Bilişim Dünyasının Hayal Kırıklıkları).Bu kişilerde, Tinnitus (Kulak çınlaması), depresyon ve Burnout (Biz buna sigortaların yanması diyoruz) gibi hastalıklar ortaya çıkmasına sebep olmakta.


Burnout Vakaları üzerine araştırmayı yapan DIWA-IT , Duisburg-Essenüniversitesi  tarafından yayınlanan rapora göre Avrupa da IT çalışanlarının %33'ü Burnout sendromunu etkili bir şekilde yaşıyor.Araştırma sonucunda IT uzmanlarının %37'lik bir kesimi, durumu idare ediyor. Yalnızca %29'luk bir kesim, eve gittiğinde, iş hayatını özel hayatından ayırabiliyor.

30 ve 50 yaş aralığında IT uzmanları, terfi olduklarında, çoğunlukla problemlerle savaşmak zorunda kalıyorlar. Bu kişiler yeni işlerine hemen adapte olamıyorlar ve hazırlanma süreci olmadan hemen kendilerini işe vermeleri isteniyor. Bu da kişileri ciddi bir şekilde etkiliyor.
Sürekli hareket halinde olan ve müşteri ile IT şirketleri arasında mekik dokuyan kişiler, %67'lik bir oran ile en çok etkilenen çalışanlar. Özellikle birçok işi aynı anda yapan veya birçok projenin sorumlusu olan 40-60 yaş arasındaki çalışanlar, oldukça fazla etkilenmiş durumda (İnsan Yazıcı İlişkisi).
Bu kişiler patronlarının emirlerini yerine getiren kişiler olarak görülüyor. Birçok birbirinden bağımsız projeyi koordine eden bu uzmanlar, işin işleyişinden ve görüşmelerden sorumlu.
Tabii burada genç olarak tabir edilen IT dünyasının günümüzde yaş ortalamasının arttığını da göz önünde bulundurmak lazım. 1999 ve 2009 yıllarını ele aldığımızda, 50 yaş üstü çalışan kişilerin sayısı %12.5'den 18.5'e yükselmiş durumda. Aynı zaman diliminde 25-39 yaş arası çalışanlar, %55.9'dan 41.8'e inmiş. Bu da ister istemez bu sendromun yükselişine de neden oluyor.

Araştırmacılara göre öğle tatiline çıkmak şart. Buna ek olarak arada mola vermek de kişinin çalışma temposunu yükseltiyor. Çalışan her iki saat sonunda 5 ile 10 dakika ara vermeli. Bu işlem yapıldığında çalışanlar daha rahat, yorulmadan ve yüksek bir verimlilikle günü bitirmiş oluyor.

Bence Tükenmişlik sendromu ile baş etmek için sanırım kesin reçete sosyalleşmek,sosyalleşmek birde sosyalleşmek.

Yazımı cihan sultanı Kanuni Sultan Süleymanın önlü bir söz ile bitirmek isterim.Hem söyleyen hemde  sözün içeriği açısından ibret Ola:_)

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.


Kaynakça:
shiftdelete.net
Psikolojikdanisma.net

Hiç yorum yok:

 
Ziptime